Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

İş Mülakatı – Part 1 İK Koordinatörü Fatih Baycan

Herkese günaydın 🙂 Daha önce de sizlerle paylaştığım gibi son dönemlerde iş görüşmeleriyle ilgili araştırmalar yapmaya çalışıyorum. Özellikle yeni mezunlar ya da ilk başvurusunu yapanlar ve mülakata davet edilenler için korkulu bir rüya halini alan bu görüşmelerde ne yapmalı diye araştırmalara girdim. Bunun başlangıcı olarak da iş mülakatı part – 1 yazımı yayımlayacağım.

Aslında baktığınız zaman konu ile ilgili birçok makale, röportaj mevcut. Ama ben kendi sorularımın cevabını bulmak adına en yakınımdaki insan kaynakları müdürüne koştum. 🙂 Kendisi zaten bugünlerde bu konu üzerine bir kitap çalışması olduğu halde beni kırmayıp sorularımı cevaplandırdı.

Hilton Garden Inn İnsan Kaynakları Koordinatörü Fatih Baycan ile karşınızdayız 🙂 Öncelikle kendisi ile tanışmam bir iş mülakatı sırasında oldu. Evime çok yakın olan Garden Inn oteline mail yoluyla başvuru yaptım ve Fatih Bey mülakata davet etti. Aslında her şey çok güzel başlamıştı ta ki İngilizce mülakata kadar 🙂 Fatih Bey’ in motivasyonu sağlaması, iyi niyeti bir kenara dursun, benim ilk İngilizce mülakatım olduğu için  heyecandan mülakatı geçemedim halbuki ne nefes çalışmaları yapmıştım.

Bu bizim tanışmamıza vesile olan ve bizim için her zaman gülerek hatırlanacak bir anı olarak hatıralar arasında duruyor. Ben belki işi alamadım ama çok iyi bir dost kazandım. Kendisine sorularıma vakit ayırdığı için ve beni kırmadığı için ayrıca teşekkür ederim.

  • Öncelikle kendinizi tanıtabilir misiniz?

3 eylül 1986 Van’ da doğdum. Aslen İran’ lıyız. Ben doğduktan sonra ailem Hatay’ a göç etmiş. İlköğretimi Hatay’ da tamamladıktan sonra İstanbul’ a gelip yerleştik. Burada okul hayatıma devam ederken çeşitli spor alanlarıyla ilgilendim. Teknik lise bilgisayar programcılığını bitirdikten sonra bununla birlikte futbol kariyerimi de noktaladım. Ve sonra  üniversite okumaya karar verdim. Özel bir üniversitede işletme okudum ve başarı bursuyla bitirdim. Başarılı bir öğrenciydim. İnsan kaynakları alanında çalışmaya üniversite birinci sınıftayken karar verdim. Bu konu da bölüm hocamız sayın Dr. Yaprak TECİR tavsiyeleriyle bu alanda ilerlememe yardımcı oldu. Ortaokul ve üniversite dönemleri arasında fırsat buldukça bir çok iş alanında çalıştım. Profesyonel olarak ilk iş tecrübem de bir danışmanlık firmasında başladı. Burada ki amacım büyük firmaların insan kaynakları departmanlarını inceleyebilmek, yönetim toplantılarına katılmak ve firmaların yapılarını anlayabilmek için bilinçli olarak seçmiş olduğum bir alandı. Sonrasın da kendi branşımda ilerlemek için bir holdingde insan kaynakları departmanında başlamış olduğum görevimde başarılarımdan dolayı bulunduğum alan da insan kaynakları sorumlusu olarak yükseldim. Daha sonra sektör değişikliği yaparak turizm sektöründe kurumsal bir otelin insan kaynakları şefi ve sonrasın da insan kaynakları müdürü olarak görevime devam ettim. Şimdi de turizm sektörün de otelcilikte en büyük markalardan olan Hilton da insan kaynakları koordinatörü olarak görevime devam ediyorum. çalışmış olduğum bu süre zarfında çalışanlarımla güzel ilişkilerim oldu,  “insana saygı” felsefesinden hiç bir zaman vazgeçmedim.

 

  •  ” İnsanlar kıyafetleri ile ağırlanır, düşünceleri ile uğurlanır ” Sanırım bu söz iş mülakatları düşünülerek söylenmiş. Mülakat yaptığınız kişinin kıyafeti ne derece önem arz ediyor, nasıl olmalı ? Bizi bu konuda biraz bilgilendirir misiniz ?

Mülakatları bu konuda iki taraftan değerlendirmek istiyorum. Evet gerçekten ilk izlenim, ilk elektrik önemlidir. Şimdi kıyafet açışından baktığımızda adaylarla karşılaştığımız  anda ilk düşünce, ne kadar şık ya da ne kadar zarif olduğu yönünde oluyor. Bu elbette sonucu direk olarak değiştirmeyecektir fakat mülakatın seyri için pozitif bakış açısını yakaladığımız da bir gerçek. Aday tarafından böyle iken, gitmiş olduğu firmanın insan kaynakları yetkilisi de aday üstünde aynı izlenimi uyandırmalı hatta o firmanın imajını temsil ettiği için daha da çok özen göstermelidir. Adayın bu durum karşısında firmaya bakış açısı pozitif olarak devam etmekte olup o anda firmayı tanımak isteyebilir. Tabi ki bu durum adayın hangi departman ve pozisyon için görüşme yaptığıyla da orantılıdır.

 

  • Mülakat sırasında karşınızdaki insanı nasıl analiz ediyorsunuz? Mesela düşüncelerinizi olumlu ya da olumsuz yönde etkileyen kelimeler var mı?

Aslına bakarsanız bu durum  insan kaynakları müdürünün  bakış açısına göre değişmektedir. Yani şöyle ki; insan kaynakları departmanı resmi kuralları olan bilgisayar programına bağlı olmadığı için ucu açık bir şekilde tecrübenizle değerlendirebileceğiniz, doğru bildiğiniz soruları ve duymak istediği cevapları arayan bir depertman. Her meslektaşımın da bu konuda yoğurt yiyişi farklıdır. Analiz ve dikkat ettiğim kelimeleri burada kullanmamayım çünkü bunu okuyan adaylarla denk geldiğimde bildiğim cevapları almak istemiyorum:) Fakat sizin bu güzel röportajınız aracılığıyla bu yılın sonunda bu konuyu da ele alacağım hem aday için hem de insan kaynaklarında çalışmak isteyenler için rehber olacak ve örnek yaşanmışları Mülakat ve İş Arama Teknikleri kitabımda birçok  örnek bulabilecekler. Adaylara şu tavsiyede bulunabilirim; mülakatları ne kadar dürüst ve doğal bir şekilde sürdürürlerse kendilerini o kadar rahat hissederler.

 

  •  Eminim beden dili eğitimi aldınız ya da hakkında birçok araştırma yapmışsınızdır. Görüşmeye gelen kişilerde, görüşmeyi olumlu ya da olumsuz etkileyecek birkaç beden dili örneği verir misiniz?

Beden dili eğitimi almadım tabi ki mesleğim gereği araştırmalarım oldu ve yaşadıkça daha da net fikir sahibi oldum. Beden dili başlı başına benim için mülakattan tam not alma yada olumsuz değerlendirme olmamıştır. Sadece bazen dürüstlükten uzaklaştığını düşündüğümüz anlarda sorduğumuz soruların karşısında aldığımız tepki, yüz ifadesi, ses tonu, duraksama, gözleri kaçırma vb. durumlarda sadece destek almak için kullanıyorum. Tabi ki yine de belirteyim aday benim beklentilerimin veya düşündüklerimin  tersini yaptığında da tam anlamıyla olumsuz olarak değerlendirmiyorum. Bu sadece mülakatımın biraz daha uzamasına neden oluyor.  🙂

 

  •  Peki, kişinin ciddiyetine ya da güler yüzüne ne derece dikkat ediyorsunuz yani nasıl anlatmalı bilmiyorum ama mesela benim gibi sürekli gülen biri sizin için tehlike arz ediyor olabilir. Ciddiyet gerektiği zaman bunun sağlanamayacağı düşüncesi yaratabilir. Buna nasıl karar veriyorsunuz?

Eminim tüm meslek dallarında güler yüz çok önemlidir. Özellikle şu an otelci olmam sebebiyle bizim sektörde olmazsa olmazlarımızdandır. Sizin güleç yüzünüzü biliyorum bence harika bir enerjiniz var kimseye tehlike arz edeceğini düşünmüyorum:). Ben olaya şöyle bakıyorum mesela muhasebe departmanında çok güler yüz  aranmaz ama orada da güler yüz önemlidir.  Çünkü takım arkadaşlarınıza karşı olan bu tavrınız oradaki ortamın daha neşeli bir hal almasına, herkesin keyifle çalışmasına vesile olacaktır. Tabi bu çalışanın güler yüzlülüğü ile sürekli göz önünde olan çalışanlarımızın güler yüzlülüğü kıyaslanamaz. Genel olarak bakıldığı zaman hem çalışan motivasyonu hem de misafir memnuniyeti için güler yüzlü olma zorunluluğu özellikle saha çalışanlarımız için yadsınamaz bir gerçek. Resepsiyonistlerimizin, yiyecek içecek personellerimizin, kat hizmetleri çalışanlarımızın hepsi güler yüzlüdür. Zaten işe alırken  mülakatlarımız da bunun analizleri yapılmaktadır. Yetişkin olgun bireyler nerde ne zaman güler yüzlü olacağını nerede ciddi olacaklarını bilirler bu yüzden bugüne kadar herhangi aksi bir durum ile karşılaşmadım.

 

  • Birde bizimle başınızdan geçen en kötü ya da garip de olabilir mülakatınızı ve birde en eğlenceli olan mülakatlarınızdan birini  kısaca paylaşır mısınız?

Çok örnekler var ama son zamanlarda yaşadığım kötü bir deneyimi paylaşabilirim.  Yönetici arayışımız olduğu dönemde özgeçmişi bizim için yeterli hatta iyi denilecek seviyede bir aday ile görüştük. Yıllarca mesleğini icra etmiş. İlk izlenimlerimiz gayet iyiydi. İkinci görüşmede biraz daha detaylardan söz edildi ve burada da  her şey yolundaydı. Son görüşmede sanki bir terslik olduğunu hissettim ve emin olamadım. Her şey ayarlandı sadece referans yapılacak ve herhangi bir şey çıkmaz ise işe alacaktık. Fakat verdiği referansların hepsi bende mevcuttu,  doğal olarak o çalıştığı otellerin insan kaynaklarını aradım ve aldığım sonuç iki yıl çalıştığım dediği yerin daha inşaat olduğu, otelde çalışan kimsenin olmadığı, yöneticilik yaptığım dediği yerlerinde hiç birinde görev yapmadığını öğrendik. Yani referans verdiği kişilerle anlaşarak çalışmış gibi kendini göstermek istemişti. Buda bizim çok yanlış birini işe almaktan kurtardığını söyleyebilirim.

Diğer yönden benim tüm mülakatlarım ciddi ve bir o kadarda keyiflidir. Hemen hemen tüm adaylarım çıkarken tanıştığı için çok samimi olarak memnuniyetlerini dile getirirler. En son adaylarımdan birisi resepsiyonist olmak isterken kendisini biraz daha tanıdıktan sonra hedeflerine ve karakterine satış departmanın uygun olacağını hatta gerekirse çevre otellere yönlendireceğimi söyledim. Kendisi de bu durum karşısında çok mutlu olacağını birlikte belirlemiş olduğumuz kariyer planının kendisine daha iyi olacağını söyledi. Akabinde ben diğer oteldeki arkadaşıma yönlendirerek satışta görevine başladı ve şu an çok mutlu:)

Bu arada sizin de bu konulara göstermiş olduğunuz özen ve çalışmalar içinde bana da yer ayırdığınız için kendi adıma çok teşekkür ederim. Size de çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Fatih Baycan
İnsan Kaynakları Koordinatörü
Hilton Garden Inn Golden Horn