Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Hakan Günday – Az

Herkese merhabalar …  Sanırım bugün çok mutluyum, aylardır esmeyen rüzgar, kara bulutlar geri geldi. Kitap okumak, film izlemek için oldukça müthiş bir gün :)Ben bugün yine sizler için 2011 yılında raflarda yerini almış olan Hakan Günday – AZ  kitabını seçtim.

Aslında underground kitapları çok sevmem ama daha önce de bahsettiğim gibi Hakan Günday’ ın kalemini çok seviyorum. Kurgudan ziyade köşede kalmış, unutulmaya mahkum edilmiş ya da görmezlikten gelinen konuları ele aldığı için belki de. Ve bunlardan bir tanesi AZ. Kendisinin yorumuyla anlatmak gerekirse ” Bir alfabenin bir ucundaki ve diğer ucundaki harfin, önlerindeki engeli aşıp birbirlerine kavuşma hikayesi ”

hakan

Birbirinde apayrı iki hayata sahip olan Derda ve Derdâ ‘ nın hayat hikayesini konu alan kitap,  sizi hiç bilmediğiniz belki bilmekten kaçtığımız kirli dünyaların içine sürüklüyor.

Kitabı okurken arada bir duraksayıp ya gözünüzü tavana dikip ya da her nerede bulunuyorsanız gözlerinizin uzağa dalışını engelleyemeyeceksiniz. Hele ki biraz empati yeteneğine sahipseniz lanet ettiğiniz bazı bölümler olacak. Kitapta şiddet bir iletişim biçimi olarak gösteriliyor. Bir tarafta bir tarikatın içine düşmüş küçük bir kız çocuğunun her şeyi göze alarak verdiği kurtuluş mücadelesi.Bir tarafta annesinin cesedini parçalara ayıran bir erkek çocuğunun dünyanın kirli yüzüne karşı beslediği nefret. İki bölümden oluşan kitapta bu iki çocuğun yollarının kesişmesi. Kitabı okuyan bazı insanlar çok fazla tesadüf olduğunu ve bu kadar tesadüfün fazla olduğunu ileri sürerek kitabı beğenmediklerini belirtmiş. Ben imkansız diye bir şey olduğuna inanmadığım için kitap bana aşırı kurgu olarak gelmedi. Aksine bence yollarının kesinlikle kesişmesi gereken iki insandı. Tabi burada Oğuz Atay’ ın payını da unutmamak gerek. Evet, Oğuz Atay ile ne alakası var diyebilirsiniz belki ama bence kitabın ana karakteri olmuş kendisi belki de kitaptaki en masum insan koruyucu güç olarak yer verilmiş.

Sonuç olarak ben kitabı çok severek okudum. Umarım sizde de aynı beğeni duygusunu uyandırır. Ben sözü yine Hakan Günday’ a bırakıyorum.

”  AZ…Küçük bir kelime, büyük bir roman

Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az…

O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum… Az…

Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.

O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.

Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.

Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.

Senin ve benim gibi… ”

HakanGündayAzOnline