Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

İngilizce İş Mülakatı – Part II

Herkese merhabalar, umarım hepimiz için güzel bir hafta olur:) bugün sizlerle İş Mülakatı Part – II ‘ yi paylaşacağım.

İş mülakatı – Part I’ in devamı olarak ve yine İK Koordinatörü Fatih Baycan ile hazırladığım bu söyleşide eminim İngilizce mülakatlara hazırlanan arkadaşların fikir sahibi olmasına yardımcı olacak.

  • Öncelikle İngilizce mülakat ve Türkçe mülakat arasında bir fark var mı ?

Aslında pek yok. Mülakat hangi dilde yapılırsa yapılsın mülakat mülakattır. Sadece o dildeki yetkinliğiniz hangi seviyede olduğu ölçülür. Yine tüm aşamalar normal mülakattaki gibi akışına devam eder.

    • Turizm başta olmak üzere bütün sektörlerde İngilizce oldukça fazla bir öneme sahip, siz bir İK koordinatörü olarak iş mülakatlarında İngilizce konusunda dikkat edilmesi gereken unsurları bize kısaca özetler misiniz ? Mesela gramere ne kadar önem veriyorsunuz ya da akıcı konuşmaya…

Turizm sektörü için evet yabancı dil olmazsa olmazlarımızdandır. Yalnız her departmanın kendisine yetecek kadar yabancı dil bilgisine sahip olması gerekir. Örneğin bir ön büro departmanın çok iyi yabancı dil bilmesi gerekirken, kat hizmetleri departmanın aynı seviyede olmasına gerek yoktur. Aslında arzu edilen tüm departmanların aynı seviyede akıcı konuşmalarıdır fakat günümüz Türkiye’ sinde şimdilik mümkün olmuyor. Yeni neslin bu zinciri kıracağına inanıyorum.
Mülakatlarda dikkat ettiğimiz konuşma sırasında misafirle yaşamış olduğu bir sorundan bahsetmesini istiyoruz ve bu sırada sakin olup olmadığına, kendisine güvenip güvenmediğine, konuşurken olayı net ifade edip edemediğine bakıyoruz. Zaten bunları gerçekleştiriyorsa adayı alacağımız departmanında hangi seviyede yabancı dil ihtiyacı olduğuna da bakarak değerlendirmeyi yapıyoruz.

  • Peki, İngilizce mülakatlarda yaşanan belirli sıkıntılar neler?

En büyük sıkıntı bazı adaylarımızın İngilizce bilmesine rağmen heyecanlanıp konuşamamasıdır. Böyle durumlarda kişiyi zorlamadan, sakinleştikten sonra devam etmesini sağlıyoruz.

  • İleri seviye İngilizce bilgisine sahip olan birisi bile pratik yapamadığı için konuşmakta zorluk çekiyor ve mülakatları kötü etkileyebiliyor. Bunun için bir tavsiyeniz var mı ?

En çok yaşanılan durumlardan bir tanesidir. Özellikle adayımız İngilizcem çok iyi ama konuşamıyorum diyor. Biz mülakat sırasında anlayışla karşılıyoruz ama gelen misafirlerimize bunun açıklamasını  yapamayacağımız için olumsuz sonuçlara neden olabiliyor. Ne olursa olsun konuşabiliyor olması gerekir. Çalışan,  büyük bir markada ise ve operasyonda yer alıyorsa misafirin beklentisi de doğal olarak artıyor bazen personeller ikinci dil bile biliyordur diye düşünüyorlar. Böylelikle bizlerin misafirlerin beklentilerini en iyi şekilde sağlıyor olabilmemiz gerekir.

  • Genelde kalıplaşmış sorular mı kullanıyorsunuz? Bize birkaç soru örneği verebilir misiniz?

Klasik mülakatlar artık  hem aday için hem insan kaynakları için çok verimli geçmiyor. Bunun yerine sohbet havasında geçen mülakatlar hem daha başarılı hem daha keyifli geçiyor. Sorduğumuz sorular genelde bir departmanın yapısına, o departmanın takım çalışanlarına, müdürüne bazen de kendi markamızla alakalı olabiliyor. Kalıplaşmış soruları pek tercih etmiyorum.

Örneğin, çok yoğun geçen bir departmanın ve stresli olan taraflarını ve oradaki uyumlu takıma göre adaya stresle baş etmesi gereken  bir olayı örneklemesini, takım çalışmasına verdiği önemi ve  daha önceki takım çalışmalarındaki başarısını, daha önce yoğun departmanda yaşamış olduğu sıkıntıları ve çözümlemelerini ve sabırlı olup olmadığını sorabiliyorum. Bu tabi sohbet sırasında başlıca sorabileceklerim. İkinci görüşmede biraz daha detaylara iniyoruz.

  • Turizm sektörü için soruyorum, kaç aşamalı bir mülakat oluyor yani sadece diyalog mu oluyor yoksa okuma ve yazma da bunların arasında yer alıyor  mu ?

Genelde 3 aşamada gerçekleştiğini söyleyebilirim.

 

  • Peki son olarak, bu konuda okuyucularımıza verebileceğiniz tavsiyeleriniz var mı ?  

İngilizce mülakatlar Türkçe mülakatlar gibidir. Adaylar görüşmeye gelmeden eski notlarına göz atabilir ve kendini heyecanlanacak bir şeyin olmadığına ikna etmesi gerekir. Çünkü mülakata başlarken ben her şeyi unuttum diyenleri çok gördüm:) Heyecan iyidir ama bazen insan kaynaklarının çok fazla beklemeye zamanı olmayabilir. Sakin ve her zaman yaptığınız bir şeyi yapıyormuşsunuz gibi mülakata başlayabilirsiniz. Bol şanslar…:)

Fatih Baycan

İnsan Kaynakları Koordinatörü

Hilton Garden Inn Golden Horn