Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

MISIR – Kahire

Herkese günaydın 🙂 Bugün benim için büyük insanlık için küçük bir adım olan Mısır – Kahire ziyaretimden bahsedeceğim.

Aslında çok uzun süreli ve çok gezmeli tozmalı bir seyahat değildi. Ama gitmek isteyenler için ufak tefek işe yarar bilgiler olabilir diye düşündüm .

Benim Mısır’ a yolculuğum Arapça öğrenme isteğimin artması ve İstanbul’ daki kursların bana yetersiz gelmesiydi. Arapça hiç de kolay bir dil değil.

 

Ayrıca ülkelere göre de değişkenlik gösteriyor. Bende modern Arapça öğrenmek istediğim için kurs arayışlarıma başlamıştım. Kursumu buldum ve her ne kadar çok cesur olsam da bilmediğim bir ülkeye hazırlıksız gitmek bana pek mantıklı gelmedi. O dönem de Hilton otelde çalışıyordum ve otele gelen Arap misafirler nedeniyle pek de sıcak bakmıyordu insanlar.

Bana sorarsanız herkesin kültürü ve geleneği tabi ki farklı ve çok yadırgamıyorum ama gösteriş meraklısı olmaları benimde çok hoşuma gitmiyor açıkçası.

Geçen yıl Mayıs ayında gittim ve nasıl bir şans varsa çok sıcak olan havalar ben gittiğim gün düşmüştü 🙂 Sıcak havadan pek hoşlanmam da.

İlk şaşırmalarımı havaalanında yaşamıştım. Te başıma olduğum için mi yoksa hiç bilmediğim bir kültüre adım atıyor olmam mı bilmiyorum ama içimde hep bir tedirginlik söz konusuydu. Ve tam havaalanından çıkış yapacakken herkesin hızlıca geçip gittiği x-ray cihazında benim durdurulup bavulumun açılıp karıştırılması da tedirgin olmama yardımcı olmuş olabilir.

IMG_6477

Havaalanından çıktıktan sonra taksicilerin üstünüze yürümesi de ayrı bir heyecan katıyor tabi olaya 🙂

Neyse ben bindim taksiye ve Hilton otele doğru yol aldım. Trafik kelimesini hatta trafiğe dair her şeyi unutun 🙂 Çünkü orda canınız nasıl isterse öyle kullanıyorsunuz aracınızı. Tabi buna alışık olmayan bizler için fazlasıyla ürkütücü ama onlar artık işin ustası olmuşlar. He birde taksiciler sizden oldukça fazla para alacak. Neyse ki buna yabancı değiliz 🙂

İlk başta benim gibi beyaz tenliyseniz dikkat çekme ihtimaliniz çok yüksek yani garip sorulara kendinizi hazırlayın.

Mesela otelin kapısından girer girmez bell boyun Türk olduğumu öğrenmesiyle ” Erdoğan mı, Atatürk mü, Osmanlı mı ? ”  sorması gibi 🙂

Mısır’ da çok lüks ve çok güzel oteller mevcut. Ama Hilton otelin manzarası da çok güzel ya da ben Hilton personeli olduğum için bana güzel bir oda verdiler bilmiyorum. Nil nehrine bakan bir manzarası vardı ve oldukça güzeldi.

8869_16042811240041882943

Kahire çok garip bir şehir yani tek renge sahip, bu izlenim insanın hoşuna gidiyor. Ayrıca yol kenarına yapılmış saray gibi evler oldukça göz alıcı duruyor.

Tabi Mısır’ da da sınıf ayrımı söz konusu mesela eski Kahire yeni yeni Kahire var. Yani Avrupa ve Asya yakası diye düşünebiliriz. Ayrıca yol mesafeleri birbirlerine oldukça uzak. Gelir düzeyi yüksek ve düşük olanlar nerede anlamak çok zor değil.

İnsanları hakkında konuşmak gerekirse, onlar bizi gerçekten  çok seviyor.

Yani housekeeping personelinden tutun insan kaynakları müdürüne kadar herkes hem tarihimiz hakkında konuşmayı hem de kökenleri Türklerden gelenler bundan bahsederken oldukça gurur duyuyor.

Yemek için de otel dışında Nil nehrinin kenarında kafeye dönüştürülmüş gemiler vardı. Orada bir tatlı yedim adını hatırlamıyorum ama Mısır’ da yediğim en güze tatlıydı. Böyle dondurmalı falan güzel bir tatlıydı.

Ebu El Seed Restaurant

Ebu El Seed Restaurant

Daha sonra çok güzel bir restauranta gitmiştim. Adı Abu El Seed . Biraz pahalı ama Mısır parasının değeri Türk parasından az olduğu için çok problem etmemiştim. Tabi bi daha mı geleceğiz dünyaya mantığıyla birlikte.Restaurant tarihi bir binadan dönüştürülmüştü ve çok hoş gözüküyordu. Pek güneş almadığı için havasız duruyordu ama hoş gözüküyordu. Tabi siz cebinize güveniyorsanız yemeğinizi Kahire manzarasıyla birlikte Kahire Tower’ da yiyebilirsiniz. Oldukça etkileyici gözüküyordu.

trip-4102

Abu El Seed Restaurant

Yediğim yemek ise meşhur pilav üstü tavuk 🙂 Ama bu yoğun baharatıyla insanı deli eden bir pilav üstü tavuk olmuştu. Yemeklerinde anladığım kadarıyla çok yoğun bir baharat kokusu ve tadı var. Baharat severim ama bu kadar yoğun şekilde hiç hoşuma gitmemişti. Ben iki gün boyunca pizza yedim 🙂 Birde konuyla alakasız ama Türk dizilerini Arapça dublajla izlemek anlamasanızda çok eğlenceli oluyor 🙂

Ve faluka… 🙂 Sanırım en eğlendiğim bölümdü. Nil nehrinde falukayla yapacağınız gezintiler oldukça eğlenceli oluyor. İnsanlar deli gibi göbek atıyorlar. Tabi biz turistlerde iter onlara eşlik ediyoruz istersek oturduğumuz yerden video alıp Kahire akşamlarının tadını çıkartıyoruz.

El Hussein

El Hussein

Ayrıca yanlış hatırlamıyorsam eski Kahire’ de bulunan El hussein’ e de gitmenizi tavsiye ederim. Kapalı çarşıyı andıran bir yer bir tarafta kocaman bir cami ve diğer tarafta kafeler, keman çalan amcalar ve hanım ğa edasıyla oturmuş şişasını ( nargile ) tüttürüp efkarlanan teyzeler…

He birde mango suyu çok meşhur oralarda ama güzel mi diye sorarsanız bence değil 🙂

El Hussein

El Hussein

Mısır’ a gidip piramitleri görmeye gitmeyen ilk insan benimdir herhalde. Ama hem vakit sıkıntısı hem havanın sıcak oluşu hem de taş topraktan sıkılmış olmam en büyük nedenlerden bir tanesi.

Genel anlamda baktığınız zaman gezilmek için güzel ama yaşanılacak bir yanı yok. Ulaşım konusunda çok sıkıntılı bir şehir ayrıca. Akbilmiş, otobüs durağıymış  falan hak getire yani 🙂

Mısır halkı oldukça sıcak kanlı hatta otelde süs eşyaları alırken bana hediye veren beyefendi yanlış anlamamam için ” kardeşinden hediye olarak kabul et ” falan demişti. Ama otelinizde bulunan diğer Arap ülkesinden gelenler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Odama kadar takip mi edilmedim, izinsiz masama oturan bir kişi tarafından sözlü taciz de mi bulunulmadı artık siz düşünün.

El Hussein

Yani kız başına gidilecek bir yer değilmiş onu anladım:) Ama benim için hoş bir hatıra olarak kalacak. Bir daha gidersem Kahire değil de Sharm el sheikh ya da Alexandra’ ya gitmeyi tercih ederim. Sonradan keşfettim ama dünyadaki cennet diyebilirim. Tabi bir daha o vize memurlarıyla uğraşmayı göze alabilirsem ve yanıma bir arkadaş bulursam 🙂

Yolunuz düşerse benim içinde pramitlere gidin 🙂 Benim sıradaki hedefim Küba çünkü 🙂 Ama karış karış gezmek şartıyla 🙂