Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

KEPAZE – HÜSEYİN YILDIZ

Hayatta her şeyin bir sebebi olduğuna inanırım. Hani derler ya” her şerde bir hayır vardır. ” Kesinlikle öyle,  eğer birileri üzmezse ve birileri üzülmese, o çok sevdiğimiz şiirler, kitaplar olmayacaktı. Aşk olmayacaktı belki de…

Daha mı iyi olurdu daha mı kötü inanın bilmiyorum. Tek bildiğim kaderin şekillenmesi için kaybetmeye, kaybedilmeye, üzülmeye ve üzmeye mahkumuz. Kimi şiirlere döker, kimi kitapların sayfalarına, kimi yalnızlığa adar kendini, kimi ” yeniden ” der umut aramaya devam eder.

Onlardan bir tanesi de Hüseyin Yıldız, kitap sayfalarına dağıtmış bir terk ediliş hikayesini. Kepaze’ yi almış kaleme.  Bende onun ve kitabının hikayesini sizlerle paylaşmak istedim. Umarım benim kadar keyif alırsınız.

  • Hüseyin Yıldız’ ı tanıyalım mı biraz?

8 Ocak 1989 Hatay doğumluyum. 1995 yılında ise İstanbul’ a yerleştik. Dört kardeşiz. Sakarya Üniversitesi’ nde  Dış Ticaret okuyorum.

  • Ben hemen konuya gelmek istiyorum. Kitap yazma arzusu nereden geldi.

Aslında çocukluğumdan beri bir şeyler yazıyordum. Daha ilerleyen zamanlarda Nesrin Turhan’ ın Yaşamak İçin Bir Neden Söyle adlı kitabını okudum. Tam üç kez okuduktan sonra kitap yazmak istediğime karar verdim. Ve başladım.

  • Peki, nasıl bir hedefin vardı yazmaya başlarken?

İlk olarak arkadaşlarıma ve aileme benden güzel bir hediye olarak kalır diye düşünerek başladım. Daha sonra, hani insanın içinde hep bir ölümsüz olma arzusu vardır ya, bundandır yeni dökülmüş betona bile ismimizi yazma isteğimiz. Benimki de öyle bir duyguydu ve onun üzerine raflarda da  yerini almasını istedim.

  • Çok fazla kitap yazan insan var. Baktığın zaman onların arasından sıyrılabileceğine ve imrendiğin yazarlar gibi olabileceğine inanıyor musun?

Nobel ödülü  alacağımı düşünmüyorum ama daha iyi olacağıma inanıyorum.

  • Aslında genel olarak merak ettiğim bir konu var. Birçok edebiyatçı var bu işin eğitimini alıyorlar ve neredeyse kendilerini buna adıyorlar. Sen yazarlığa başlamadan önce bir eğitim aldın mı? Yani sadece yazmış olmak için mi yoksa gerçekten yazar olmak için mi böyle bir adım attın?

Tabi,  öncesinde yazarlık kursuna gittim. Onun dışında bir eğitim almadım. Okudum ve yazdım. Amacım sadece yazmış olmak değil. Aslında sadece eğitimle kısıtlı olduğunu düşünmüyorum. Bana göre her insan birer sanatçı. Örnek vermek gerekirse, kimse bir Müzeyyen Senar değil amaç zaten bir Müzeyyen olmak da değil. Amaç onun izinden gidip duyguyu en az onun kadar iyi yorumlayabilmek.

  • Peki, duyguları yansıtabildiğine inanıyor musun ya da ilerde buna ulaşabileceğine?

İnanıyorum tabi ki. Zaten popüler kültürün bir parçası olmak değil amacım. Diz üstü edebiyatını sevmem ben. Çikolata gibidir çünkü yersin tadı geçer gider. Ama ben türk kahvesi gibi olsun istiyorum tadı damakta kalsın.

  • Kepaze’ den bahsetmek istiyorum. Kitapta, Hüss ve F.’ nin güzel başlayan ama terkediliş ile devam eden hikayesinden bahsediyorsun. Olayları Hüss’ ün gözünden anlatıyorsun. Terk edilme duygusunu anlatmak zor olmadı mı?

Zorlanıyorsun tabi ki. Ama şöyle bir durum var. Daha önceki kitabımda da bir genç kızı anlatmıştım. Orada da onun duygularını yansıtmaya çalışırken etrafımdaki kız arkadaşlarıma bahsi geçen durumlarda nasıl hissedeceklerini sordum ve karakter analizime göre yorumladım.

  • Peki, sence mutluluğu mu yoksa mutsuzluğu mu anlatmak daha zor?

Mutluluk geçici bir kavram bana göre. İnsan mutluluğu kovalar ve sonuç hep mutsuzlukla biter. Bu kötümserlik ya da melankoli değil. ” Mutluluk nedir? ” cevap veren kimse yok ki buna. Mutluluk sürelidir. Ama mutsuzluk sonsuza kadar. Anneni seversin ölür, hayatı seversin biter … O yüzden mutsuzluk daha güzel anlatılır.

  • O zaman şöyle de yorumlayabiliriz; mutluluk herkese göre farklıdır ya da dediğin gibi kısıtlı veya süreli ama mutsuzluklarımız, olaylar farklı gelişse de sonuçlar ortak  bir payda da buluşabiliyor.

Kesinlikle.

  • Peki, Hüss mutluluğa inanan bir karakter mi?

Mutsuz bir hayatı varken F. ile mutluluğa kavuştuğuna inanıyor ya da öyle sanıyor. Ama her mutluluk gibi buda kısa sürüyor.

  • Neden Frida Kahlo?

Aslında Hüss’ ün F. sayesinde Frida ile tanışmasının yanı sıra bana göre kitapta barınan bütün duyguları en iyi yansıtan kapaktı. Hem karakterle bağlantılı olması hem de yaşadığı tüm acılara rağmen hem kıyafetlerinde hem tablolarında rengarenk yansıtması yani bizim için acı hep siyah ile anlatılır, matem rengidir. Ama o matemine tüm renkleri katmıştı.

  • Bildiğim kadarıyla Frida, F. için oldukça değerli, onu bu kadar anlamlı yapan ne?

Her kadın için aynı anlama sahip bence ve F. içinde öyle olduğuna inanıyorum. Fazla güçlü olması, kaybettiklerine rağmen savaşması, aşkı, tutkusu…

  • Peki, neden aşk kitabı?

Kitapta da anlatmıştım. Aşk haram değil, meşk haram. Şarap haram değil, mayalanmış şarap haram. Biz günahı ve sevabı karıştırıyoruz ve artık aşkı ve meşki de karıştırır olduk. Yani aşk dillere düştü bayağılaştı, gündelik duygulara dönüştü.  Aşk bu değil ve bende gerçek aşkı anlatmaya çalıştım.

  • Hüss’ ün aşkı gerçek bir aşk mı sence?

Fazla gerçek.

  • Okuyucularından nasıl tepkiler alıyorsun?

Çok güzel tepkiler alıyorum. Beğenilerini sunuyorlar. Bende mutlu oluyorum.

  • Yazmaya devam edecek misin? Eğer devam edersen nasıl bir yol izleyeceksin?

Elbette yazacağım. Yazmak tanrılığa soyunmak gibi. O yüzden çok hoşuma gidiyor. Ama  nasıl bir kitap yazarım bilmiyorum. Yazmaya aşığım ve duygularımı insanlarla paylaşmak istiyorum.

  • Beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Sanırım yine yayın evlerinin  kapısında sıra bekliyor olacağım. 🙂

  • Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

Sevdikçe yazdım, yazdıkça daha çok sevdim. Ve hep yazıyorum demek ki çok seviyorum…

KepazeKitapOnlineSipariş

KepazeKitapInstagram

HüseyinYıldızInstagram