Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

Melike İnci – O Anda

Herkese merhabalar, bugün sizler için  Melike İnci ve ilk çıkan kitabı O Anda hakkında yaptığımız röportajı yayımlayacağım.

Çocukluktan başlayan yazma arzusu ve hayat şartlarının onu kimya mühendisliğine sürüklemesinin ardından tekrar yazma arzusuna yenilip

yazdığı üçlemeden ilk yayınladığı O Anda  kitabı ve yazarlığa başlama serüveni.

İkinci kitabı Aşk Sıraya Girmez’ i geçtiğimiz Nisan ayında çıkartan ve üçlemenin aslında ilk  kitabı olan ama son sırada yerini alan kitabını ise Şubat ayının sonunda beğeniye sunacak.

 

  • Melike Hanım, öncelikle yazmaya nasıl başladınız ? 

Küçüklüğümden beri hep yazdım. Ama kompozisyon yazmayı hiç sevmedim.

Lisede hiçbir şey yazmak istemiyordum.

Sonra bir travma geçirdim. Anneannemi kaybettim.

Bu ani ölüm bende kırılma etkisi yarattı ve farklı şeyler yazmaya başladım.

Bilinç akışı gibi, şiir gibi ama ne tam bilinç akışı ne tam şiir. Daha sonra öykü yazmaya başladım.

Kısaca hem çok yazdım hem çok okudum. Ama buna rağmen kimya mühendisliği seçtim.

  • Kendi isteğiniz doğrultusunda mı bu alanı seçtiniz ? 

Evet, bilinçli yaptığım bir tercihti. Daha doğrusu, kapitalist bir bilinçle yaptığım bir tercih.

Aslında hayalimde hep sanatla ilgili şeyler vardı. Tiyatro yönetmenliği istiyordum mesela, sonra resimle ilgilenmek istedim. Ama büyüdükçe sanatçıların durumunu gözlemliyorsunuz ve özellikle bizim gibi ülkelerde sanatçıya hayatını kolaylaştıracak imkanlar sunulmuyor.

Aç kalmamak adına bende bu mesleği tercih ettim.

Hatta bir dönem, bilim insanı olma isteği de duydum ama yine Türkiye’ nin şartlarından dolayı yazmaya yöneldim.

  • Peki, kimya mühendisliği okurken, edebiyatla ilgili bir kulübe ya da bir etkinliğe katıldınız mı ?

Hayır, katılmadım. Fiilen okumayı bitirdiğimde, iş hayatına başladım. O sırada internet çok gelişmişti.

Ekşi sözlük hayatımıza girdi. Ekşi sözlükte kurallar dahilinde yazmaya çalışmak da ciddi alıştırmalar yapmamı sağladı.

Günlük yazma antrenmanımı yapıyordum.

  • Peki roman yazmaya ne zaman başladınız ? 

2003 yılında sanırım, bir roman yazmak istedim.  Yazmaya başladım.  Sonra roman böyle yazılmaz deyip, çalışma yapmaya karar verdim.

Bu dönemde yine bunalımlı bir dönem geçirdim ve dört günde otuz beş bin kelimelik otobiyografik bir roman yazdım.  Bir köşeye kaldırdım.

Daha sonra bu üçlemeyi yazmaya başladım.

Tabi ki, yoğun bir olay örgüsü, karakter analizi çalışmalarıyla, üçüncü çıkacak olan kitabımı ilk yazdım.

İkinci çıkan Aşk Sıraya Girmez kitabımı ikinci yazdım. O Anda’ yı sonuncu yazdım.

  • Neden O Anda ilk yayınlandı ? 

İlk kitabı yazdıktan sonra yayınlama telaşına girdim. Ama iki deneme yaptım. Beklemeye karar verdim.

İlk kitabı yazarken O Anda’ yı  yazmak istediğimi biliyordum ama araya ikinci kitap girdi.

  • Peki, eminim aklınızda birden fazla hikaye şekilleniyor. Hangisine öncelik tanıyacağınıza nasıl karar veriyorsunuz ? 

Anlatmak istediğim şeyin beni rahatsız etmesi gerekiyor.

” Artık bunu yaz. ” demeliyim.

Zaten altı ana konudan ilerleyebiliyoruz ve hikaye konusunda sıkıntı yaşamıyorsunuz. Farklı olan şey dilim ve üslubum olacak.

  • Romanlarınızda kişilik analizlerini nasıl yapıyorsunuz ? Kendi hayatınızdan ya da etkilendiğiniz  hayatlardan parçalar oluyor mu yoksa kurgu üzerinden mi ilerliyorsunuz ? 

Tamamen kurgu üzerinden ilerliyorum. Yazdığım hikaye bana oldukça uzak.

Bütün karakterlerin sayfalarca analizlerini çıkartıyorum.

  • O Anda için bir dönem kitabı da diyebiliriz sanırım. 

Evet, net bir dönemi anlatıyor. Zaten kitapta geçen tarihlere bakıldığında, ufak bir analiz sonucu ortaya çıkacak bilgiler var.

Ama tabi, ben tam bir dönem kitabı olsun istemedim.

Çünkü Zübeyde’ nin hikayesini ön planda tutmak istedim.

  • Bakıldığı zaman zaten hikaye daha baskın çünkü, olayları çok yüzeysel anlatıyorsunuz. Tabi, bir dönemi yansıtma çabası da var hikayeyle birlikte.

Tabi, o zamanda karakterlerin hangi şartlarda yaşadığını liste olarak çıkartınca, haliyle bir takım olayların onları nasıl etkilediğini de yazdım.

Karaktere yansıttıktan sonra hikayeye yansıtmayı tercih ettim.

  • O Anda’ yı 2013 yılında mı bitirdiniz ? 

Evet, 2013 yılında. Sonra Onur Behramoğlu ile tanıştım. O dönemde çok yakın bir bağımız oldu, aile bağı gibi.

Yine o dönemde Onur’ un bir şiir kitabı çıktı ve ben kitabın sonunu bir şekilde bağlamak istiyordum.

Onur’ un ” Bende ” diye bir şiiri vardı. Ondan rica ettim kitabın sonunda kullanabilir miyim diye ama bir dipnot kullanmadan.

Bitirir bitirmez  bir taslağı ona göndermem şartıyla kabul etti.

Kadir Aydemir ile tanışmama vesile oldu. Ön onayı Onur verdi ve Kadir’ de kabul edince basıma başlandı.

  • Kitapta bazı bölümlerde kadınlar ve erkekler hakkında çıkarımlar var. Bu çıkarımları yaparken nelerden faydalandınız ? 

Aslında onları yapmamış olmak isterdim. Çünkü buna karşıyım. Bir aforizmasal durum olsun istemedim.

Şöyle olmuş olabilir; genelde sessiz bir yapıya sahibim ve çok gözlemliyorum.

Çocukluğumdan beri, insanların davranışlarını çok sorguladım ve çok fazla araştırdım, okudum, psikolog arkadaşlarımla konuştum.

Ayrıca empati de kendiliğinden insan içinde büyüyebiliyor. Bende çok büyüdü. Bu yeteneğimi de karakterler üzerinde kullandım.

  • Eleştiriler ne yönde peki ? 

Genellikle iyi dönüşler aldım.

Mekan tasvirleriyle ilgili eleştiri aldım. Az mekan olmasıyla ilgili.

Bunun nedeni, tamamen yakın ilişkiler üzerinden anlatılan bir hikaye olduğu için, karakterlerin mekana olan ilgisinin daha az olacağını düşünerek ilerledim.

  • Aslında bu, bazı romanlarda betimlemelerin daha yoğun olmasıyla alakalı sanırım. Karakterlerin duygularının bile betimlemelere yansıtıldığı oluyor. 

Evet, ben bunu diyalogla yaptım. Betimlemeler diyalogların içinde var aslında.

Çok da sözcük oyunuyla boğmak istemedim. Çünkü ” Ben ne yazmak istiyordum, ne yazdım ?  ” var. Ben böyle okumak istiyordum böyle yazdım.

  • Peki, beklediğiniz tepkileri aldınız mı O Anda için ? 

Evet, beklediğim tepkileri aldım.

  • ” Bu başlangıçtı, daha iyisi olacak. ” iddiası var mı ? 

Aslında, başlangıç üçüncü çıkacak.

Bu nedenle, o kadar iddialı bir algı olmayabilir. O Anda, daha iyisiydi.

Ama benim için,  daha iyisi değil, daha farklısı önemli olan.

  • Son sorum, ” Başarı ” sizin için ne ifade ediyor ? Yazarlıkta bir yere ulaştığınızda mı ” Evet, başardım ! ” diyeceksiniz, yoksa ? 

Çok kötü bir soru sordun.  🙂  Çünkü zor benim için. Başarıya inanmıyorum.

Bunun bir sistem içerisinde, yarışalım diye bize kodlanmış bir şey olduğunu düşünüyorum.

Ve ben bu kodu almadım. Hırslı bir insan değilim. Hırs olmadığı için de başarma duygusu nedir bilmiyorum.

Ama bir tatmin duygusu var. Her noktalama işaretimi koyduğumda, bir tatmin duygusu söz konusu.

Belki senin dediğim başarmak duygusu bu olabilir. Ama onun dışında başarmak ne demek bilmiyorum.

Melike İnci – O Anda Online Sipariş